Bruksizm ve Botoks Uygulamaları

Invisalign tedavisi nedir?
29 Temmuz 2019
Hepsi

Bruksizm ve Botoks Uygulamaları

Bruksizm, halk arasında diş gıcırdatma ve diş sıkma ile ifade edilen ve yaklaşık toplumun %20’sinde görülen bir problemdir. Hastaların özellikle tarif ettiği sabah kalktıkları zaman yüz kaslarında, baş ve boyun bölgesinde, çenenin iki yanında eklem bölgelerinde ağrı şeklindedir. Özellikle gece uyku esnasında meydana gelen diş sıkma/diş gıcırdatma problemi kimi zamanlarda gün içersinde de varlığını belli eder. Günlük yaşantınızdaki iş stresi, anksiyeteveya çeşitli duygu durum bozuklukları neticesinde dişlerin sıkılmasına/gıcırdatılmasına bağlı olarak uzun vadede dişlerinizde aşınma ve mine çatlakları, diş boylarında kısalma ve buna bağlı olarak alt yüz yüksekliği diye tabir ettiğimiz burun ucu ile çene ucu arasındaki mesafede kısalma, çene hareketleri esnasında ses ve ağrı hatta bazen kilitlenme meydana gelebilir.  Uzun süreli diş sıkmaya bağlı olarak masseter kası olarak adlandırılan çiğneme kaslarında hipertrofi yani aşırı aktiviteye bağlı bu kas grubunun kütlesinde ve hacminde artma meydana gelir ve neticesinde hastaların da gözlemleyebildiği yüz şeklinde daha sert, daha köşeli bir görünüm meydana gelir.

Bruksizm tedavisi kapsamlı bir tedavidir ve muhakkak uzman tavsiyesi almanız gereken önemli bir sorundur. Öncelikle bu problemin sebebinin ne olduğunun belirlenmesi ve bu sorunu çözmeye yönelik adımların atılması gerekmektedir. Kimi zaman tedavi sürecinde hastanın diş sıkma probleminin psikolojik kaynaklı olduğu düşünülürse uzman hekim desteği almak tedavide başarıya ulaşma açısından oldukça önemlidir. Kimi zaman da çeşitli sebeplerle çekilmiş dişlerin implant veya protez desteği ile rehabilitasyonunun yapılmaması veya eskimiş, yenilenmesi gereken dolgular, çürük dişlerin tedavisinin yapılmaması durumunda çene kapanışında kuvvet dengesizlikleri meydana gelir ve yalnızca tek taraf ile çiğneme yapıyor olabilirsiniz. Buna bağlı olarak da sürekli olarak çiğneme yaptığınız bölgedeki kas grubu diğer tarafınıza göre daha fazla çalışır ve de daha fazla fonksiyon görmesinden kaynaklı olarak kütlesi ve hacmi artar ve yüzünüzde şişlik varmış gibi kendini belli eder.

Bruksizm tedavisinde amacımız tüm bu eksiklikleri yerine koyarak tam bir tedavi ve kesin çözüm elde edebilmektir. Öncelikli olarak ağız içersinde yapılması gereken dolgu, kanal tedavisi, protez gibi diş tedavilerinizin tamamlanması gerekir. Ağız hijyeninin ve kapanış bozukluklarınının tedavisi ilk ve önemli bir aşamadır. Daha sonrasında diş sıkma probleminize bağlı olarak dişlerinizin zarar görmesini engellemek amacı ile halk arasında ‘’diş sıkma plağı’’ olarak bilinen gece plağı/splint uygulaması yapılmaktadır. Ancak bazı durumlarda özellikle diş sıkmanız fazlasıyla kuvvetli ve uzun zamandır devam eden bir problem ise plak tek başına yeterli olmayabilir. Veyahut yalnızca tek taraflı çiğnemeye bağlı olarak yüzünüzde asimetri meydana gelmiş olabilir. Bu tür durumlarda ‘’ Botoks’’ olarak bilinen ‘’ Botulinum Toksin ‘’ uygulaması bu problemlerin çözülmesinde oldukça yardımcıdır.

Botoks uygulaması ile amaç diş sıkmaya bağlı olarak kaslarda meydana gelen aşırı aktivitenin belli miktarlarda kısıtlanması veya tek taraflı çiğnemeye bağlı olarak meydana gelen asimetrinin sebebi olan kas grubunun hacminin ve kütlesinin normal seviyelere geri çekilmesidir. Botoks uygulaması kısa süren, ağrısız, acısız bir tedavi şeklidir. Uzman hekim tarafından yapılan botoksenjeksiyonu sonrasında günlük hayatınızı etkileyecek herhangi bir yan etki ile karşılaşmazsınız ve olumlu etkilerini yaklaşık ilk 10 günlük süreçte kendinizde gözlemleyebilirsiniz. Botoks tedavisinin yaklaşık 6 ayda bir tekrarlanması gerekebilir. Tekrarlanan birkaç seans sonrası kalıcı çözüm elde edilebilmektedir.

Diş sıkma probleminin sebep ve sonuçlarının geniş bir kapsamı olduğu ve problemin çözümünde psikolojik, nörolojik, ortopedik ,ortognatik vb. birçok alanın da  tedavi sürecinde etkin rol oynadığını unutmamak gerekir. Tedavi kişiye özeldir ve uzman hekimlerin ayrıntılı muayenesi ile kendinize en uygun tedavi şeklininin belirlenmesi en akılcı çözüm olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir